< Blue Veil - Blogcu - Sayfa 4





Kim!

Bir yerlerde kaybettiğim, zamanın bir boyutunda yitirdiğim ya da birilerinin alıp götürdüğü… Ben mi çaldım ömrümden, yoksa giden mi paketlerce taşıdı hayatımı?

Hırsız kim?

Habersizce mahremime yerleşen, içime keyfince dokunan yabancı! Uykularımı çalan, nefesimi yoran yalancı!

Suçlu kim?

Ay vakti dokunuşlarında, yıldızlara gönderi derin sözlerini, şahsıma özelmiş gibi kana kana içerken, düşmekte olduğum kara delikten habersiz benliğim… Yokluklarla beslenen, hiçlere ova, verimli ruh boşluğum!

Giden kim?

Ulaşmaya çalıştığım Samanyolu, küçücükten beri öğretildiğim ışıklı yol… Kaybolduğum, karanlığın ortasında gözümü kör eden aydınlık… Özlediğim, geceyi güne bağlayan ilahi sıcaklık…

Susan kim?

Sözlerini ezberlediğim, şiir sesinde yanılsadığım, hain… Sevdaya hükmeden, yüreğimi hançer misali savurduğu nazarıyla delip geçen, melun!

Duyduğum…
Yolunda yorulduğum…

Kimse kim!!

 

Nur Figen Feslioğlu

uzak

Yalnızlıktan ötesi hiç olmadı… Yaşayamadıklarım hep tek başınalığımda büyüdü. Büyük sözlerden çok, söylenmeyenler ürküttü. Gitmeler sadece yaşamaktı. Çünkü yollar, benim kadar öksüzdü...

Aşk; hiç gelmedi. Hep uzaktan baktı...

Senaryolardı üzerime giydiklerim... Kurgular! Yazamadığım öykülerin, hayali kahramanlarıydı yanımdakiler. Bal yapılacak çiçektim hep, hiç bal teknesi olmadım...

Ben hiç ben olmadım. Başka hayatların aksinde, yüzümü her gün biraz daha kaybederek gün dolduran mahkum oldum. Bir gözlerim kaldı bende. Hiç susmayan, dilediğince yaşayan, bir bakışlarım kaldı...

Aklım, uzak kadehlerin arasına saklandı!

 

Nur Figen Feslioğlu

yalan' lar

Yalanlar söyle bana. Sakla benden uzak aldığın nefesin rengini, söyleme. Saçlarını da bilmeyeyim, dilinden dökülen şiiri de. Vesveselere gömme beni, yorma. Dağları delerim deme, konuşma. Sustuklarından kitabeler yazayım, ne olur anlatma. Aklımı alan uzak oyunlarını hayallerime ekme, düşlerimi gömme, aldatma. Günlerimi koklama, halimi sorma. Sadece yalanlar söyle bana...

 

Nur Figen Feslioğlu

ezber

Terkedilişin sivri tırnakları kanatsın kalbimi... Kayboluşun kirli camlarından kör bakayım gidişine... Halıdaki şarap lekesinden canavarlar çıksın... Tavanın eskimiş boyaları toprak olup üstümü örtsün... Eski çağ kuşları penceremde zamansız ötsün... Dağ, taş, ten, ümit külliyen bana küssün...

İstedim...

İstememeyi ezberledim...

 

 Nur Figen Feslioğlu

zor

Bir gidip, bir gidememek arası kayboluşlarda buldum yolumu. Yol dediysem, dedim ya, bir gidememek yolu. Zor olanı da bu; yola çıkıp da durmak. Durmalarda düşmemek için, gitmelerde hayale düşmek. Beklememek oyununa, yolumsular kondurmak. Yola yollanmadan, yolda yorulmadan, yolla tanışmadan... Yolda yola düşememek!

 

Nur Figen Feslioğlu

 

yok!

Uzak, eski bir çatıda sakladım kendimi... Kalan tüm nefesimi, kiremitlere üfledim... Lambalara küstüm, martılarla üzüldüm... Sayfalarca yazıp, rüzgara savurdum... Söylenmemiş ne varsa boşluğa uçurdum... Bağlarımı koparıp, aşklarımı unuttum... Güneşe teslim oldum, toprak gibi çatladım... Suya sırtımı dönüp, ölüme uzandım... Özlemlerle kol kola, çoktan yok' a karıştım...

 

Nur Figen Feslioğlu

git-me

Gitmeler, gidememeler... Gitmeler, dönememeler... Yarım yamalaklar... Bir yerlerde parçalarca kalmalar... Ayrışmalar... Azalmalar... Çoğalmaları umarak, durmalar... Yormalarda gezmeler... Yormamalar... Yorulmamalar...

Gitmelerde, kalmalar!

 

Nur Figen Feslioğlu

hadi...

kalbim, bir kelebek kanadı denli zayıf. düştü düşecek renklerim. sözlerim bitkin. sevda, değdi değecek. yetişse bari son nefesime...

 

nur figen feslioğlu

de-to-ne

Detone bir ses eşliğinde, ayarsız saatlere gebe günler. Pes başlıyor, usulca. Gece ise tiz iniyor. En delisinden çığlıklarla sözler geliyor sonra. Cümleye yükselip, şiirde karar kılıyorlar. Yazılmıyor, söylenmiyor, duyulmuyorlar! Her tını içimde, kopuk telli bir gitar eşliğinde. Akortsuz hayatıma inat susmuyorlar... Durmadan çalıyorlar...

 

Nur Figen Feslioğlu

yarım-lık

Hasretlerle öğrenirmiş insan yarımlığı... Yarımlarını tamamlanmak için uğraşır dururmuş bir ömür... Bir yanı tamam olsa, öte yanı eksik kalır, yine arar, beklermiş... Bitmezmiş hasret türküsü, yarımlığın sultantanlığı kara toprağa dek sona ermezmiş...

 

Nur Figen Feslioğlu

« Önceki :: Sonraki »